Babam.. +18 / Havuç Aranıyor!
13 Şub07

Pek bi sevgili günlük,

Geçen gün ben yine bi’ şey fark ettim. Sürekli bişiler fark edip duruyorum zaten, etmezsem çatlıyorum. :p Bu sefer de mutluluğun sırrını keşfettim sanırım ve buradan bunu bütün insanlığa açıklayarak bir sır olmaktan çıkarıyorum. Efenim pek bir sevmiş olduğum güzide insan Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna isimli “büyük öykü”sünde Raif demiş ki: “İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.”

İşte ben de kendimi yeni yeni tanıdığımı görünce, çok uzun süredir hayatımda olan ve güya bana yakın olduğunu düşündüğüm bir çok insanı aslında tanımadığımın farkına vardım; ardından da birazcık zahmet edip bir süre konuştuğumuzda birbirimizi tanıyıp mutlu olduğumuzu, ama herhangi bir anlaşmazlık yaşayıp da onu çözmeden içimize attığımızda aramıza gittikçe kalınlaşacak bir duvar ördüğümüzü…

Halbuki tek yapmamız gereken insanları sevmek ve anlaşmakmış. Anlaştıkça birbirimizi daha çok seviyor, daha çok sevdikçe daha iyi anlaşıyor ve mutlu olabiliyormuşuz. Hem cennet ya da cehennemin olup olmadığından da emin değilsek, bu dünyayı yaşanılır kılmamız gerekmiş. Ne düşünüyorsak söylemeli, içimize atmamalıymışız. Mezara götürmenin anlamı yokmuş zira. =D

İnsanları sevmemek için bir çok neden bulabileceğimiz gibi, sevmek için de bulabilirmişiz meğer. Aa hanım koş tespit yaptım, mutlu oldum. Geçen gün de duvarlarda “felsefe insanı mutlu eder” diye bi’ ilan gördüm. Katıldım bu slogana, sonra yine mutlu oldum. Manyak mıyım neyim, Polyanna gibi dolaşıyorum ortalıkta. Artık kafama hiç bi’ şeyi takmamayı, kafamı yastığıma koyduğum gibi rahat rahat uyuyabilmeyi başarabileceğime inanıyorum. Sanırım büyüyorum. Bu noktada da yüce insan Şebnem Ferah’ın “Hayatıma giren herkese, yaşanmış her şeye teşekkürler; büyüyorum sizinle” sözlerini anımsamadan edemiyorum. Her şeyi olduğu gibi kabullenip, kısa cümleler kurmayı da başaracağım tez zamanda. =D

Yüz bininci kez fark ettiğim bir başka mevzu ise, insanların aklımızı okumasını beklemeden derdimizi anlatmamız gerektiğiymiş. Sonra bu zahmetimize değdiğini görüyormuşuz. Ve tahmin edin ne diyeceğim: Mutlu oluyormuşuz. =D Sevelim, sevilelim. Mutlu bir dünya için el ele =D

Aklımı okuyabiliyor musun? Zahmet etme, ben anlatırım =)” başlıklı yazıya 2 yorum yazılmış

  1. Elminster bu yazı hakkında şöyle demiş:

    Lan birileri yine sevgili bulmuş herhal… (:

  2. okyanus bu yazı hakkında şöyle demiş:

    Bir zamanlar ‘ota boka moralim bozuluyor’ diye dert yanan birine biraz bakış açısını değiştirmesini tavsiye ettiğimde bir pıtırcık yarattığımın farkına varmamıştım, hem de bir sevgi pıtırcığı! O günden sonra bir daha eskisi gibi olmayan(!) birinden bu satırları okumak gerçek bir mutluluk kaynağı benim için=)) Ne fazla Polyanna’cılık, ne de aşırıya kaçan bir dünyaya pembe çerçevelerden bakma durumu bu, sadece hayatı kolay kılabilen tek şey; mutluluk! Karşımıza çıkan her kimsede ufacık bir kırıntı dahi olsa sevebilecek birşeyler görebilmek.. Şair bile dememiş mi ‘Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey!’
    Yüreğine sağlık pıtırcığım, aynen devam ;)

Bu yazıya bir yorum yazın:

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.